Ana Sayfa Dergiden 60'ların Yön'ü

60’ların Yön’ü

Türkiye’de sol muhalefetin meşru bir zeminde oluşmaya başladığı yıllarda, soldaki gündemi, tartışmaları belirleyen önemli bir harekettir Yön… Yön dergisi 20 Aralık 1961’de yayın hayatına bir bildiri ile başlamış, 1967 yılına kadar 222 sayı çıkmış ve döneminde büyük tirajlar yakalamış bir yayındır. Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhan Selçuk, İlhami Soysal, Cemal Reşit Eyüboğlu ve Hamdi Avcıoğlu kurucularıdır. Ancak Yön’ün teorisyenliğini Doğan Avcıoğlu ve Mümtaz Soysal yapmaktadır. Dergide dönemin sol görüşlü isimlerinden pek çoğu yazılar yazmıştır. Yaşar Kemal, Ülkü Tamer, Niyazi Berkes, Taner Timur, Sadun Aren, Çetin Altan, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi gibi…

Dergi’nin bir hareket olarak adlandırılmasında ise onun siyasi partilerle, sendikalarla olan ilişkisi etkilidir. 60’ların sol muhalefetinde diğer etkili bir aktör ise Türkiye İşçi Partisi’dir. Yön ve TİP sosyalist olmakla birlikte, sosyalizm anlayışlarında farklılıklar vardır. Önceleri seçimlerde TİP’i destekleyen Yön daha sonra TİP içindeki çeşitli isimlere dışarıdan destek vererek partiyi kendi sosyalizm anlayışına çekmeye çalışmıştır. Türk-iş Sendikası liderlerinin kurduğu Çalışanlar Partisi ise bu noktada bir alternatif olmuştur onlar için. Ancak bu partinin de beklentilerini karşılayamaması üzerine Sosyalist Kültür Derneği’ni kurarak, sosyalizmi kitaplarla, konferanslarla yaymayı amaçlamışlardır.

Yön’ün sosyalizm anlayışında kalkınma düşüncesi belirleyicidir. Yön, “Batı’nın” refah düzeyine erişebilmek için Türkiye gibi “az gelişmiş ülkelerin” kalkınma yolunun kapitalizmden ve serbest piyasa ekonomisinden değil sosyalizmden geçtiğini savunur. Batı 18. Yüzyıldan beri yavaş yavaş sermaye birikimi ile ulaştığı refaha Türkiye sosyalizmle hızlı bir şekilde ulaşacaktır. Ancak Yön’ün sosyalizmini TİP’ten ayıran fark burada belirir. Yön’ün Türkiye için öngördüğü strateji iki aşamalı devrimdir. Türkiye öncelikle, emperyalizme karşı savaşıp yabancı sermayeyi yurttan kovacak ondan sonra yurt içindeki sömürüye yönelik mücadeleyi gerçekleştirecektir. Yön Kurtuluş Savaşı’nı da bu açıdan değerlendirerek onun yabancı sermayeye karşı gerçekleştirilen bir burjuva devrimi olduğu düşüncesindedir.

Sosyalist mücadelede Yön, işçi sınıfı öncülüğüne güvenmez. İşçi sınıfı sosyalist bilinci taşımadığı için devrimi sırtlayamaz. Yön toplumu ilerici ve gerici güçler şeklinde sınıflandırır. Devrimin öncülüğünü ara tabakalar ya da daha bilinen adıyla zinde kuvvet yapacaktır. İşçilerden, gençlerden, memurlardan, askerlerden ve aydınlardan oluşan ara tabakalar sosyalist mücadelede ilerici güçlerden de destek alırlar. Yön, 27 Mayıs ihtilaline karşı olumlu duygular beslediği gibi sosyalist devrimin de bir ordu darbesiyle gerçekleştirilebileceği düşüncesindedir.

Yön’ün ideolojik çözümlemesini yapmak gerekirse, milliyetçi bir sosyalizmi benimseyen Yön, Kemalizm ile sosyalizm arasında bir bağ kurar. Sosyalizm, Kemalizmin ileri bir aşamasıdır. Kemalizm anti-emperyalist niteliği ile sosyalizme yakındır. Türkiye’de çoğu siyasal akımın meşruiyet zemini için Kemalizm’e başvurduğu şeklindeki genel düşüncenin aksine Yön, gerçekten de Kemalizm’i benimsemiş bir akımdır. Yön’ün, Sosyalizm ve Kemalizm arasında bağ kuran Kadro’dan farkı ise çubuğu sosyalizme doğru bükmesidir.

60’ların görece özgürlük ortamında kendilerini sosyalist olarak tanımlayan Yön’ün Türkiye’de Milli Demokratik Devrim ve Sosyalist Devrim tartışmalarında da belirleyici olduğunu görürüz. Türkiye’deki sosyalist akımlar arasındaki farkları biçimlendiren bu tartışmada MDD’nin açtığı yoldan Mahir Çayan, Deniz Gezmiş geçecek ve daha da derinleşen tartışmalarla PDA ortaya çıkacaktır.

Kaynakça

Atılgan, Gökhan, (2008): “Yön-Devrim Hareketi”, Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce, Cilt:8, ss.597-647.

Atılgan, Gökhan, (2018): Yön-Devrim Hareketi: Kemalizm ile Marksizm Arasında Geleneksel Aydınlar, Yordam Kitap, 2. Basım

Bora, Tanıl, (2017): Cereyanlar, İletişim Yayınları, 2. Basım

 

Özge İpek ESEN

 

NOT: Bu yazı daha önce peripatetikler.wordpress.com adlı sitede yayımlanmıştır.

Latest posts by Özge İpek Esen (see all)

Must Read

Kartaca Roma İkilemi

            İki bin yıldır yönetim biçimleri açısından karşılaştırılan bu iki devletin birbirine politik olarak rakip olduğu ve anlatılanların aktarılış biçiminde sadece basit...

Dış Politikada Neler Oluyor

Günümüz Türkiye’sinin karşılaştığı sorunlar esasında geçtiğimiz yüzyılda var olan dış politika tercihleri paralelindeki gibi gerçekleşmiştir. Bilindiği üzere Soğuk Savaş sürecinde iki kampa...

Kemalizmin Apollonik ve Diyonizyak Bağlamda İncelenmesi

            Son dönemde Kemalizm’in bazı savunucuları tarafından Platonik bir bakış açısıyla, uygulama alanı bulduğu cumhuriyetin ilk dönemlerine yönelik asrı saadet yakıştırmaları gündemi...

Kimsesizlerin Kimsesi Olmak

YİRMİ BİRİNCİ YÜZYILDA KEMALİZM ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER-10 KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK Tanrı çobanımdır; benim eksiğim olmaz.Beni taze çayırlarda...

De-Kemalizasyon Üzerine

Anlık Dergisi’nin önceki sayısındaki yazımda Neo-Kemalizm üzerine düşüncelerimden bahsetmiştim. Bu sayımızdaki yazımda ise De-Kemalizasyon kavramı ve süreci üzerine düşüncelerimi özetlemeye çalışacağım. Tahmin...
Latest posts by Özge İpek Esen (see all)