Ana Sayfa Dergiden Ay’da Filizlenen Umut

Ay’da Filizlenen Umut

Amerika ve Sovyetler Birliği, bir çok kez ay yüzeyine insansız hava araçları gönderdi, hatta Amerika Apollo 11 görevi ile ay yüzeyine ayak basmayı başardı. Ay’a ayak basan ilk insan olarak Neil Armstrongun ‘’Bir insan için küçük, insanlık için büyük bir adım’’ sözleri tarihe geçerken, 2013’te ay yüzeyine araç indirenler arasına Çin’de katıldı. Chang’e-3 (ay tanrıçası) adlı insansız uzay aracını başarılı bir şekilde ay yüzeyine indirmeyi başaran Çin, 2013 sonrası için ben de uzay araştırmaları yarışındayım demişti, ki bugünlerde yaşanan gelişmelerle bu konuda ne kadar ciddi olduklarını görmüş olduk.

Chang’e-3’ten sonra Chang’e-4 insansız aracı ile bu sefer kimsenin başaramadığını başaran Çin Ay’ın karanlık yüzeyine 3 Ocak 2019 tarihinde başarılı bir iniş gerçekleştirdi.

Burada ayrı bir parantez açmanın doğru olacağını düşünüyorum. Toplumda kavramların yanlış anlaşılması ile ilgili oluşan yanlış algıdan biri de Ay’ın karanlık yüzü meselesi. Dünya’dan Ay’ın sürekli aynı yüzünü görürüz. Çünkü Ay, Dünya etrafında her bir dönüşü sırasında kendi etrafında da bir kez döner. Buna kütle çekim kilidi denir. Ay’ın kendi ekseni etrafındaki dönüş süresi neredeyse Dünya etrafında dönüş süresi ile aynıdır. Bu yüzden biz Dünya’dan Ay’ın sürekli aynı yüzünü görürüz. Bu durum bizim görmediğimiz tarafın hiç ışık almadığı gibi yorumlara sebep olsa da Ay’ın bizim görmediğimiz yüzü de dönem dönem güneş ışığı almaktadır. Sadece biz bunu göremediğimiz için karanlık yüzeyi olarak adlandırırız.

Kaldığımız yerden devam edersek, Çin’in gerçekleştirdiği bu iniş, Ay’ın karanlık yüzeyine yapılan ilk başarılı iniş olması yanında insanlık tarihi için çok daha önemli bir başarıya imza attı. Chang’e-4 beraberinde 18 santimetre uzunluğundaki yalıtılmış ortam içerisinde Dünya’dan toprak, pamuk, patates ve arabidopsis bitkisi tohumunu, maya ve meyve sineği yumurtaları olmak üzere beş organizmayı Ay yüzeyine götürdü. Ve bu organizmalardan pamuk tohumu yalıtılmış ortam içerisinde Ay yüzeyindeki araçta çimlenmeyi başardı. Bu gelişme, pamuk tohumu için küçük bir adım olsa da insanlık için büyük bir adım olarak tarihteki yerini aldı. Dünya yer çekim kuvvetinden (9,8 m/sn2) daha düşük yer çekimine sahip Ay yüzeyinde ( 1,62 m/sn2) bir tohumun çimlenebileceğini görmek bile uzay araştırmaları için ileriye dönük bir umut oldu. Her ne kadar yeşeren pamuk tohumu, Chang’e-4 uzay aracının iniş yapmış olduğu bölgenin gece dönemine girmesiyle beraber termometrenin -170 dereceyi göstermesiyle ölse de, Ay’da yeşeren pamuk tohumu uzay araştırmaları için yeni bir adım oldu. Öteki yandan projeyi yöneten Chongqing Üniversitesi’nden Prof. Xie Gengxin, in yaptığı açıklamada böyle bir sonuçu öngördüklerini bildirmesi henüz bu tür büyük ısı geçişlerine hazır olmadığımızı bir kez daha hatırlatmış oldu.

İnsalı uzay araştırmalarının önündeki en büyük engellerden biri mürettebatın görev süresince beslenme için yetecek besin stoklarının kısıtlı olmasıydı. Apollo 11 mürettebatı ay yüzeyinde sadece 21 saat geçirebilmiştir ama Çin’in kısa bir süre için dahi olsa Ay’da filizlendirdiği pamuk tohumu sayesinde, mürettebatların ihtiyacı olan gıda malzemesini belkide kendileri bundan sonra gittikleri ortamda yetiştirebilecek. Bu sayede Dünya’dan kalkacak olan roketler daha az yükle kalkacak ve yapılacak araştırmalar bir kısıtlamadan daha kurtulmuş olacak. Kim bilir bu çalışma sayesinde bir gün ‘’Marslı’’  filminde olduğu gibi insanoğlu Mars yüzeyinde kendi gıda maddelerini yetiştirebilecek ve daha uzun süreler Mars yüzeyinde kalabilecekler.

Bu arada 2018’in son günlerinde Resmi Gazete’de yayınlanan bildiride Türkiye Uzay Ajansı’nın resmi olarak kurulduğunu öğrenmiş olduk. Umarız bu ajans bir seçim vaadi ya da göstermelik bir kurum olmanın ötesine geçip uzay araştırmaları ve uzay araştırmalarına katkı sağlayacak teknolojiler üretmek konusunda işler hale gelir.

Son olarak, Ay yüzeyinde yeşermiş tohumların, bölgenin -170 derecelik bir döngüye girmesinden dolayı oluşan soğuk koşullardan kuruduğunu bildiren yetkililer meyve sineği yumurtaları hakkında hiçbir bilgi vermediler. Bakarsınız meyve sinekleri yeni umudumuz olur, ne dersiniz?

 

 

 

Önceki İçerikDarbeciler Okulu
Sonraki İçerikPrometheus Cehennemde

Must Read

Kartaca Roma İkilemi

            İki bin yıldır yönetim biçimleri açısından karşılaştırılan bu iki devletin birbirine politik olarak rakip olduğu ve anlatılanların aktarılış biçiminde sadece basit...

Dış Politikada Neler Oluyor

Günümüz Türkiye’sinin karşılaştığı sorunlar esasında geçtiğimiz yüzyılda var olan dış politika tercihleri paralelindeki gibi gerçekleşmiştir. Bilindiği üzere Soğuk Savaş sürecinde iki kampa...

Kemalizmin Apollonik ve Diyonizyak Bağlamda İncelenmesi

            Son dönemde Kemalizm’in bazı savunucuları tarafından Platonik bir bakış açısıyla, uygulama alanı bulduğu cumhuriyetin ilk dönemlerine yönelik asrı saadet yakıştırmaları gündemi...

Kimsesizlerin Kimsesi Olmak

YİRMİ BİRİNCİ YÜZYILDA KEMALİZM ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER-10 KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAK Tanrı çobanımdır; benim eksiğim olmaz.Beni taze çayırlarda...

De-Kemalizasyon Üzerine

Anlık Dergisi’nin önceki sayısındaki yazımda Neo-Kemalizm üzerine düşüncelerimden bahsetmiştim. Bu sayımızdaki yazımda ise De-Kemalizasyon kavramı ve süreci üzerine düşüncelerimi özetlemeye çalışacağım. Tahmin...